Gelecekte Neler Olabilir? – 1

PAYLAŞ: ... facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmailby feather
Dünya

Gelecekte Neler Olabilir?

Gelecekte Neler Olabilir?  –  1

Gürcan Banger

Facebook’ta paylaş
Twitter’da paylaş
Duygu Güncesi – Ana Sayfa
Facebook’ta izle
Twitter’da izle
LinkedIn’de izle

Okuduklarıma öngörüler de katarak bir beyin fırtınası yapalım. Amaç, bir Nostradamus kehanetleri manzumesi yaratmak değil. Yazarak düşünmek, kişinin kendi zihnini açması açısından da yararlı oluyor.

ABD’deki son mali gelişmeler, bu büyük gücün geleceği konusunda ‘dedikodulara’ neden oldu. ABD’nin bir güç olarak sürdürülebilirliği sorgulanmaya başladı. Mevcut duruma baktığımızda; Çin ve Hindistan gibi ülkelerin hem nüfus hem de ekonomi olarak büyüdüklerini izliyoruz. Acaba bunlar ve benzeri ülkeler, geleceğin güçlü ülkelerine dönüşebilecekler mi?

Dünyanın Geleceği

Gelecekte Neler Olabilir?

Bir başka görünüm ise devlet olmadığı halde, ideolojik ve örgütsel (ve tabii ki ekonomik) olarak yaygınlaşan yeni türden kuruluşlara işaret ediyor. Bunlar arasında ekonomi devi firmalar, inanç toplulukları, mafyatik örgütlenmeler ve bazı ‘sivil toplum’ örgütlerinin öne çıktığını görüyoruz. Önümüzdeki dönemde devlet-olmayan güçlerin de küresel aktörler olarak daha etkin biçimde var olacaklarını söyleyebilir miyiz?

Küresel sermaye ve küresel burjuvazi diyebileceğimiz (ulusal niteliklerinden arınmış) yeni bir durum oluştu. Bu durum, sermayenin uluslararasılaşmasından farklı. Diğer yandan dünyanın en zengin şirket ve kişilerine baktığımızda; bunlar arasında Doğulu olanların sayısının ve çeşitliliğinin hızla arttığı istatistiklere yansır hale geldi. Bazı sanayilerin Batıdan Doğuya kaydığı gibi finansal zenginlik de göç ediyor olabilir mi? Bu göçün başka türden sonuçlarını görmemiz gündeme gelebilir mi?

Temel olarak iki farklı kapitalizm değerlendirmesi var. Birincisi; kapitalist sistemin darboğazları, sıkıntıları ve krizleri ile birlikte kendini dönüştürerek sürdürdüğü şeklinde… İkinci yaklaşım ise; kapitalizmin küreselleşme sürecinde bir devrime gerek bırakmadan farklılaşacağı… Özellikle ikinci tezi savunanlar, argüman geliştirirken bilişim, iletişim ve medya teknolojilerindeki ilerlemeleri kullanıyorlar. Gerçekten bu gelişmeler, özellikle ekonomik dünyada yeni iş modellerinin yaratılmasına ve günlük yaşamın önemli ölçüde değişmesine vesile oldu. Sonucu yaşamak için henüz zaman erken. Her ne kadar bu çağda değişimin ivmesi de değişmeye başlasa da henüz dünya yaşamı bir kırılma sayılacak ölçüde farklılaşmış değil.

Teknoloji

Gelecekte Neler Olabilir?

Geleceği düşündüğümüzde kendimize enerji, gıda ve tatlı su gibi kaynakların durumunun ne olacağını sormadan geçemiyoruz. 2025 yılında dünya nüfusu tahminen 1,2 milyar kişi daha artmış olacak. Dolayısıyla sürekli artan nüfusu yaşatabilmek için daha fazla kaynak kullanmak gerekecek. Diğer yandan yükselen ekonomik üretim süreçlerinin tüketimi de kamçıladığını unutmamak gerekiyor. Geçmişte çok daha düşük tüketim düzeyinde yaşayan insan toplulukları, artık daha fazla tüketmek istiyorlar. Bir başka deyişle; bir yandan tüketim adayı kişi sayısı artarken bireylerin kişisel tüketim çeşitliliği artıyor ve tüketim düzeyi yükseliyor. Dünyanın mevcut kaynakları, bu hızın ve hacmin gereklerini yerine getirebilecek midir? Yoksa üretim ve paylaşım konusu geçmişte olduğu gibi büyük savaşlarla mı çözülecek? Yeni bir küresel savaş, yaşanmış olanların çok daha ötesinde onarılması mümkün olmayan kayıplara neden olabilir mi?

Mevcut ulus ve devlet yapılarının korunduğunu ve bir süre daha böyle yaşayabileceğimizi tahmin edelim. Diğer yandan pek çok ülke ve bölgede genç nüfus hızla artıyor. Geçmiş deneyimlerimiz genç nüfusun yükseldiği ülkelerde (haklı veya haksız, adil veya adaletsiz, demokratik ve despot olsa bile) çok farklı nedenlerden dolayı istikrarsızlığın da arttığını gösterdi. Acaba ülke ekonomileri, istikrarsızlığa yol açmadan yükselen genç nüfusların beklentilerini karşılayabilecek mi? Yoksa bölgelerde ve ülkelerde yaygınlaşabilecek istikrarsızlığın başka sonuçlarını mı göreceğiz?

(Konuya devam edeceğim.)

Ziyaretiniz için teşekkürler:↓

Ali Demircioğlu

İZLE: ... facebooktwittergoogle_pluslinkedinrssyoutubeby feather

duyguguncesi hakkında

Gürcan Banger, Eskişehir Maarif Koleji ve ODTÜ mezunu. Elektrik yüksek mühendisi (opsiyonu bilgisayarlı denetim). Halen iş kültürü, yönetim, yeniden yapılanma, kümelenme, girişimcilik gibi konularda kurumsal danışman ve eğitmen olarak çalışıyor. Düzenli olarak kendi bloglarında ( http://www.duyguguncesi.net ve http://www.bizobiz.net ) yazıyor. Köşe ve dosya yazdığı gazete ve dergiler var.
Bu yazı Değişim, Dünya, Dünya durumu, Gelecek, Gelecek tasarımı, Küreselleşme kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Gelecekte Neler Olabilir? – 1 için 2 cevap

  1. Ali Demircioğlu der ki:

    -Kapitalizmin 2 farklı değerlendirmesinin eş zamanlı olarak iki teorinin de birlikte yürüyerek (gittiğini) geliştiğini düşünüyorum.
    -Aşırı artan nüfuslu Hindistan, Pakistan, Bangladeş gibi ülkelerin bu genç nüfus kitlesini doyuracak gelişmeyi gösteremeyeceğini ve şu yıllarda ufak çaplarda gördüğümüz göç dalgalarının belki 20-30 yıl gibi kısa bir sürede büyük göç hareketlerine dönüşeceği olasılığını yüksek buluyorum. 1000 ‘li yıllarda başta Hindistan olmak üzere bu saydığım ülkelerde yaşayan bazı kavimler (genel olarak daha sonra Roman ismiyle adlandırılan topluluklar) bu durumun benzerini yapmışlar ve İran sonra Anadolu üzerinden Avrupa ya yayılmışlardı. Bu büyük göç dalgasının da o çağdaki benBunu tarihten örnek ile

  2. Ali Demircioğlu der ki:

    Bir önceki yorumun son cümlesi eksik ve düzeltemeden kaldı. Kısaca o tarihteki olayı şimdiki duruma çok benzer buluyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>